Sürekli karşılıksız aşklar yaşayan, mutluluğa yaklaşmayı beceremeyen, daha sonra yeni umutlar peşinde koşup, asla gerçek olmayacak hayaller kuran ve bu zorunlu sonsuz döngüden kurtulamayan adam olmayı ben istemiyorum. Kendime hayal kurmayı yasakladım. Umut etmeyi de. Hatta o hatırlamak istemediğim onlarca anıyı aklımdan geçirmeyi de kendime yasakladım. Hiç biri ile mutlu olmadım ne de olsa. Şimdi yine aynı döngü devam etse de en azından ben, hayaller, umutlar ve anılar olmadan daha mutlu olmayı başarabiliyorum.
Bir dönem mutlu hissedebilmeyi başarmıştım. Çünkü sıralar umutlarım vardı. Umut etmenin ne derece büyük bir “gerizekâlılık” olduğunu idrak edememiştim henüz. Büyük yıkım öncesi çok mutluydum. Arkasından halen içinden çıkamadığım derin depresyon hallerim baş gösterdi. Bu döngüyü o kadar çok kez yaşadım ki…
Üzerinden yeteri kadar zaman geçti. Pek mutlu değilim halen.
Şimdi yine yeni bir döngünün başındayım.
Umudum yok. Hayal etmiyorum ve bu benim için kötü bir anı olmayacak.